Ana Sayfa'ya Dönüş... Ölmeden önce seyredilmesi gereken 100 şey listesinde bir dizi. Bu kadar eğlenmemiştim diyeceksiniz... Ölmeden önce seyredilmesi gereken 100 şey listesinde bir dizi. Böylesine derin bir aşk görmemişsinizdir.. Tadına doyamayacağınız bir aksiyon... Çiçeği buradan alacaksınız...
 
İnsanın yaradılış doğasında bulunan ateş, gemi azıya alıp da insana zarar verecek noktaya geldiğinde; yine yaradılışında bulunan su devreye girer ve ateşi söndürür.
Su ile sönen ateş'ten yükselen birleşimde bulunan su havaya karışınca ateş yalnız kalır.
Tabiatı sönmüş, kendini savunma ve hayatta kalma içgüdüsü çerçevesinde hep yaptığı vurma, kırma, kavga, nizaha gücü olmayan haliyle kendini yeniden canlandıracak bir güce ihtiyaç duyar.
Terbiye altına girmemiş hali sebebiyle kendisini yeniden canlandıracak bu gücü terbiye etmiş bir yer arayışına girer.
Ateşin terbiye edilmiş hali olan aşkı yaşayan bir birey bulduğunda; ilk başta kendisinin evrim geçirmiş haliyle karşılaştığı için şaşırır.
Fakat kendisine göre daha mükemmele yaklaşmış bu şekilden hoşlanmaya başlar ve bir istek, arzu duygusuyla ona bağlanır.
Bunun adı sevdalanmaktır..
Bu sevda ile izlemeye ve takip etmeye devam ettiği aşkı yaşayan (bu bireyin yaşadığı aşk mülhime de denilen eşyaya, sanata ve bunlardan akseden birtakım sıfatlara karşıdır.) birey'e karşı oluşan ısınma ve devamında meydana gelen alışkanlık duygusu, sönmüş ateşi ile arayış içinde olan bireyi kilitler.
Devamında mülhime de aşkı yaşayan bireyin karşısına çıkar ve ona aşkın ilkel haliyle kur yapmaya başlar. Mülhime de aşkı yaşayan birey sönmüş ateşin ilkelliğindeki sıfat yansımasını uzun zamandır görmediğinden ilgisini çeker ve o da ona meyillenir.
Neticede karşılıklı doğan sevda zamanla alışkanlığa, yokluğunda arayışa, ortak yaşantılara ait özleyişe ve en nihayetinde onsuz olmaza dönüştüğünde iki birey tek olma isteği duymaya başlarlar.
Bu tekliğe ulaşma noktası sonucunda her ikisinde de farklı olan ve 79 ahlâk'tan farklı miktarlarda terbiye görmüş sıfatları ile bir araya geldiklerinden birbirleri ile birtakım çatışmaların içine girerler, sonuçta bir taraf baskın çıkacaktır...
Ya ilkel ateşini mülhime aşkını yaşayan (79 dan 40 ahlâkını terbiye eden mülhime aşkı yaşamaz çünkü o mülhimeden mutmaine'ye geçmiştir ve oradaki aşk farklıdır.) bireyden alan kişi ateşi tekrar yandığı için o bireye olan ilgisini kaybedip eski ilkelliğine geri dönecektir.
Ya da tekâmül etmiş ve ateşin iki sonraki evresi olan mülhime aşkına o da geçiş yaparak ortak zevklerde mutlu bir yaşayışa geçeceklerdir.
Üçüncü ve tehlikeli bir durum ise mülhime aşkını yaşayan bireyin ilkel ateşten etkilenerek levvame aşkına düşmesi durumudur ki buradaki aşk tamamen maddeseldir. Paraya, menfaate ve dünya zevkleriyle bezenmiş şeylere karşı duyulur.
Daha da kötüye giderse zaten emmare aşkına düşer ki hayvanlıktan ibarettir ve ne eş bilir ne ar, namus vs.
Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim çerçevesinde bu düşüşü yaşayan insanlar kurtulmak adına daha yüksek aşklar yaşayan kişilere karşı meyillenirler ki bu da aldatma denilen toplumsal isimlendirmenin doğal şeklidir.
Sonuçta her durumda olay aile ve toplumsal terbiye noktasında kararlı bir hâl alıyor.
(Uhh..! yoruldum bu konu da uzar gider yeter bu kadarı)...
Bu okuduğunuz aşkın tüm zamanlarda yapılmış ilk ve tek gerçek boyutlu tanımıdır...